Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Eğitim Videoları, Ekonomi, Makaleler, Videolar » Sukuk Meselesi

Share in top social networks!

Sukuk Meselesi

TV5 Sınır Ötesi Programında sayın Mustafa Kaya’nın moderatörlüğünde Doç. Dr. Servet Bayındır hocayla birlikte Sukuk Meselesi masaya yatırıldı.

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!

7 Comments

  1. Ismail OZSOY diyor ki:

    Doğrularla yanlışların iç içe geçtiği bir program olmuş.
    İki kişi düşünün. Her birinin 100 bin TL ye ihtiyacı var. Birinin hiçbir şeyi yok. Faizle borç alıyor. Ödeyemediği zaman batıyor.
    Diğerinin ise 100 bin TL’lik evi var. Evini satıyor ve sattığı evde kiracı olarak kira ödüyor. 100 bin lirayla işlerini yürütüyor. Sonra düze çıkınca o evi geri satın alıyor.
    Birinci kişinin işlemi tahvile, ikincisi SUKUKa örnektir.
    Evi bir kişinin almasıyla biner lira vererek 100 kişinin alması arasında da fark yoktur. Sadece kira geliri aralarında bölüşülür.
    Şimdi, evi SUKUK sertifikası karşılığında alıp kira geliri elde edenlere ödenen ayık kira bedeli ile, tahvil satın alanlara ödenen faiz gelirinin eşit olması bu iki işlemin aynı kefeye konmasına imkan verir mi? Vermez. Biri faizdir, diğeri bütün dinlerin ve hukuk sistemlerin meşru saydığı KİRAdır.
    Yukarda geçen evin yerli birine satılmasıyla yabancı birine satılması arasında fark yoktur. Şer’an caizdir. Senin bir hemşehrin de gider yabancı bir ülkede ev alabilir. Müslümanlar dünyaya yayılmalı diyorsanız onlara yabancı ülkelerde verilen alım-satım haklarını burada da siz yabancılara tanımalısınız. Aksi halde siz kendinizle birlikte dininizi ülkenize hapsetmiş olursunuz.

  2. Ismail OZSOY diyor ki:

    TAHVİL ile SUKUK arasındaki farkı anlamada dayanıklı fizikî sermaye ve nakdî (parasal-finansal) sermaye ayırımları önemlidir.
    Dayanıklı fizikî sermaye kendiliğinden üretkendir. Bu üretkenlik kesin olduğu gibi, miktarını belirlemek de mümkündür. Mesela ev, içinde oturulsun veya oturulmasın, oturma faydasını kendiliğinden sunar. Dolayısıyla dayanıklı bir fizikî sermayenin, meselâ bir ev, araba veya makinanın kullanım faydasının belli bir bedel karşılığında satılması mümkündür ve buna kiralama adı verilir. Bu işlemden elde edilen sermaye kazancına kira adı verilir. SUKUK buna dayanır. Kira sabit olduğu gibi sukuk geliri de sabit olabilir.
    Nakdî sermaye, durduğu yerde kendiliğinden gelir getirmeyen donuk bir varlıktır. Üretkenliği dolaylı, potansiyel ve belirsizdir. Onun gelir getirmesi için bir emek tarafından harekete geçirilmesi ve iktisadî faaliyetlere konu olması gerekir. Bu süreç içinde nakdî sermaye kazanç getirebileceği gibi zarara da uğrayabilir. Yani nakdî sermaye için kazanmak kadar kaybetmek de muhtemeldir.
    Bu sebeple, parasal sermayenin üretimden alacağı payın önceden belirlenmesi faiz; üretim sürecinin sonunda gerçekleşmiş, ortaya çıkmış, sınırları belirlenmiş kazançtan belirlenmesine kâr denir.
    Parasal sermaye gerçek üretken olan maldaki üretkenliğin aracıdır ve üretimden payını bu üretkenliğin gerçekleşmesi halinde ve onunla orantılı almalıdır. Kâr, işte parasal sermayenin gerçekleşen ve üretkenliğiyle orantılı getirisinin adıdır.

  3. Gultekin Cetiner diyor ki:

    İsmail bey sukukta devlet neyi kiralıyor? Veya neyin kirasını ödüyor? Paranın. Paranın kirası ne oluyor? Riba yani faiz. Peki hesaplarken bileşik faizle hesaplanmıyor mu? Hesaplanıyor. Peki ya bileşik faiz ne oluyor? Kat be kat faiz. Bakan, devlet tahviliyle sukuk arasında dezavantaj ve avantaj hiçbir ayırım olmadığını söylüyor mu? Evet. Aynı bileşik faiz oranlarıyla hesaplanıyor mu? Evet. Olay bu kadar basit. O yüzden buna helal suyuna bandırılmış devlet tahvili ya da helal kesim domuz eti diyoruz.

  4. emre kaya diyor ki:

    İsmail Bey,

    Sukukta, parası olan malın fiyatını, kirayı ve geri alım bedelini belirliyor. Sonuçta paranın kirası alınmış oluyor, değil mi?

    Bu alışveriş-ticarette karşılıklı rıza nerede söyler misiniz? Daha malı satarken geri kime satılacağı ve hangi fiyattan satılacağı belli ise ve arada kira söz konusu ise, bu bir alışveriş sayılabilir mi?

    Alışveriş görüntüsü vererek faiz yasağını aşma çalışmasından başka bir şey değil.

  5. onder diyor ki:

    konunun üzerinden epey geçmiş ama;
    @Gultekin Cetiner
    hazinenin ihraç ettiği sukuk izahnamesini açıp okuma zahmetinde bulunursanız devletin neyi kirladağını görürsünüz. Sukuk ihraç süreci ile sukuk fiyatlandırması arasındaki farkı anlamadan her şeye “olmamış” tepkisini gösteren birilieri var bu konuda.
    Size şunu sormak isterim tamam bunların hepsinin yanlış olduğunu düşünüyorsunuz;
    peki alternatifiniz nedir???

  6. Gultekin Cetiner diyor ki:

    Önder bey
    Devlet kısaca bankaların parasını kiralıyor. Paranın kirasının da ne olduğu belli.

    Alternatifimiz Ufuk Hattı’nda anlatılıyor. Ufuk Hattı Temelde 1. videodan başlayarak 11. videonun sonuna kadar izleyebilirsiniz.

    Bağlantı adresi: http://ufukhatti.com/genel/ufuk-hatti-11-bolum-tum-ozet.html

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2012 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi