Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Eğitim, Ekonomi, Kapitalizm, Makaleler, Politika, Ulaştırma » Özgürlüğün Sınırı

Share in top social networks!

ÖZGÜRLÜĞÜN SINIRI

Özgürlüğün Sınırı

Özgürlüğün Sınırı

Her ürün ve hizmetin ortaya çıkarılmasında insanın özgürlüğü için eşik sınırı vardır. Bu sınırı aştığınızda insanlar bağımlı olmaya başlarlar. Bu ilkeyi her alana uygulayabilirsiniz. Örneğin ulaşım için azami sınır kas gücüyle gidilebilen bisikletin hızını geçmemelidir. Geçtiği anda insanlar o sınırı geçmesine yardımcı olan araçlara bağımlı olurlar. Mesela ev ve iş yeri arasında yürüyerek gidebiliyorsanız sizden özgürü yoktur. Eğer 20. katta oturuyorsanız siz asansöre bağımlısınız demektir. Sizi özgürleştiren ayaklarınızı kullanamıyorsunuzdur. Ulaştırmada insanın özgürlük sınırı 23 km/saat civarındaki bisiklet hızıdır. Bu hızı aşan radikal ulaşım endüstrisinin bağımlısı olur.

Rakamlara bakınız. Aileler 2002 yılında gelirinin sadece %8.7′sini radikal ulaşım endüstrisinin müşterisi olarak harcarken 2014 itibariyle %17.8 harcamakta. Bugün her aile kazancının neredeyse beşte birini yola harcamakta. Ulaşım endüstrisinde müşteri olarak geçen zamanı kimse ödememekte. Aileler sadece 3 alana toplam kazancının %62.3′ünü harcıyorlar. Bunlar konut ve kira (%24.8), Gıda (%19.7) ve Ulaştırma (%17.8) (TUİK 2014). Ayda kazancının %17.8′sini radikal ulaştırma endüstrisine harcayan halkımız yapılan yollarla övünüyor. Oysa her yeni yol özgürlük sınırının geçilmesi neticesinde ulaşıma olan bağımlılıktır.

Dikine tırmanılan bir kent inşa ederseniz insanların yolda harcayacağı zaman ve kazancının çok önemli kısmını yollarla çalarsınız. Zira dikine şekillenen binaları insanlar kendi özgürlük sınırlarıyla inşa edemezler. 10 katı inşa etmek için büyük finansman ve ekipman gerekir.

Özgürlük sınırı kavramını istisnasız her alana uygulayabilirsiniz.

Bugün köylerde tarımın bitmesi de bu sınırla ilgilidir. Eskiden köylünün kendi üretebildiği ürünler artık şirket tarımcılığı sayesinde köylünün asla üretemeyeceği hızlara çıkmıştır. Köylünün bu hız sınırlarında üretebilme özgürlüğü kalmamıştır. Diploma dediğinizde hemen akla kurum gelmektedir. Kurum demek sıradan insanların öğretme faaliyetlerinde yer alamaması demektir. Öğrenme faaliyeti sadece okullarda yapılabilir hale gelir. Bunu her alanda düşünün. Tefekkür edin. Kapitalist sistemin şeyleri metalaştırarak hayatımızı nasıl tüketim bağımlısı haline getirdiğinin kodlarını bulacaksınız.

B. Gültekin Çetiner
28 mayıs 2016

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2016 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi