Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Ekonomi, Makaleler » IMF’ye keriz parası mı?

Share in top social networks!

IMF’ye keriz parası mı?

IMF'ye Keriz Parası mı?

IMF'ye Keriz Parası mı?

Bugünlerde IMF’ye yardım şeklinde haberler yayıldı. Çok farklı değerlendirmeler var. Bir de biz değerlendirelim dedik.

IMF ‘e para veriyoruz. Neden dersiniz?
IMF ‘nin borçlandırma kapasitesini arttırmak için! BDPS Sistemi borçlandıkça çöküyor, çöktükçe borçlanıyor.
IMF’ye para verdik çünkü biz IMF nin ‘ortağıyız’ ve hala ona borçluyuz! BDPS açısından bakınca aslında IMF bizden keriz parası alıyor.:-)
Memura %1′lik zammın faturası olarak senede 1 milyar verirken aylarca tantanası yapılırken IMF’ye sermaye artırımına gelince anında 9 kat parayı çıkartabilmek de çok şaşırtıcı değil mi? İlginçtir. Bunu da övünmek için kullanıyorlar.
Bugünlerde her yerde şu tür haberleri göreceksiniz. Bugüne kadar borç aldığımız IMF’ye artık yardım ediyoruz. IMF’ye 5 Milyar Dolar veriyoruz. Bu işin aslı nedir? Merak edenlere düşüncelerimizi söyleyelim.
Öncelikle bu para neden talep ediliyor ona bakmalı. Bu yardım mevcut durumuyla tam bir soygunculuk düzeni olan bankacılık sistemi BDPS’nin özellikle Avro bölgesinden başlayan krizine karşı koruma kalkanı amacıyla kullanılacak deniyor.
G20 ülkeleri toplantısında BRICS ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan talep edilen yardım sonucu Brezilya, Rusya ve Hindistan 10 milyar Dolar verecek. Çin hafta başında bu amaçla 43 milyar Dolar vereceğini açıklamış. Güney Afrika 2 milyar, Meksika 10 milyar dolar ve Türkiye 5 milyar dolar verecekmiş.
Diğer ülkelerden de alınacak yardımla havuzda yaklaşık 500 milyar Dolar toplanması bekleniyormuş. IMF’nin ilgili havuzundaki mevcut parayı ikiye katlıyormuş.
Amerika’da devletin olmayan özel Merkez Bankası Fed sürekli para basıyor. Para basarken enflasyon olmaması için doların yapay olarak ortadan çekilmesi gerekiyor. Diğer ülkelerin Merkez Bankaları kasalarında tuttukları bol miktarda döviz rezervleriyle bunu zaten yapıyorlar. Toplanan yarım trilyon Dolarlık bu parayla sürekli bastıkları doların düşmemesine katkı sağlamış oluyorlar. Bu bir.
İkincisi ise… Avro bölgesinde bugünlerde sürekli bankaları kurtarma operasyonları yapılıyor. Zaten büyümeleri durmuş halktan kemer sıkma politikalarıyla alacakları şey sınırlı. O yüzden hem Avrupa Birliği Merkez Bankası (AMB) hem de IMF onlara sürekli düşük faizli para pompalamak zorunda.
Bildiğiniz gibi mevcut küresel finans kapital sistemi BDPS can çekişiyor. Issız Ada Hikâyesinive bu sistemde paranın nasıl üretildiğini bilen okurlarımınız krizin nedenini gayet iyi anlamaktadır.
Parayı sanıldığının aksine devletler üretmiyor. Fiziksel olarak basılan para devletlerin bankalara devlet tahvilleri hazine bonoları borçlanması yoluyla elde ediliyor ve piyasadaki paranın sadece %10’u fiziksel paradan oluşuyor.
BDPS dediğimiz soygun düzeninin en önemli sahtekarlığı ise KRS yani Kısmi Rezerv Sistemi. KRSile Paranın %90’dan fazla kısmı ise sanal ve bu kısmı diğer bankalar (Merkez Bankası değil) borç vererek üretiyorlar. Bankalara pompalanan her 1 birim paraya karşılık bankalar kredi vermek suretiyle 9 birimlik parayı yoktan şipşak birkaç bilgisayar tuşuyla ve borç alanın ödeme taahhüdüyle var ediyorlar.
Şimdi bu sistemde IMF ve AMB bankalara sürekli para pompalıyor. Ancak bu fiziksel para bankalar tarafından en güvenli yatırım denen devlet tahvillerine gidiyor. Yani para yine piyasaya girmiyor. Piyasalarda nakit sıkıntısı had safhada. İyi durumda dedikleri Türkiye’de bile “acil nakit sıkıntım var dönemiyorum” diyenlere Mustafa Keser’le ben dönüyorum. Yani kredi alın diye adeta alay ediyorlar.
Bütün Dünyada piyasalarda para yok. 1929 yılındaki depresyon günlerinden daha tehlikeli şekilde piyasalardan para çekildi. İnsanlar para dediğinde bankaları gösterip kredi alın diyorlar.
Şimdi Türkiye IMF’ye 5 Milyar Dolar verecekmiş. Niçin? Bu küresel soygun düzeni devam etsin diye. IMF bunu alıp bankalara pompalayıp BDPS’yi kurtaracak. KRS ile kurtarması mümkün değil. Buyurun Avro bölgesine.
Şimdiye kadar yardım dileniyorduk şimdi yardım ediyoruz diye sevindirik olmaya hiç gerek yok.
Neden mi?
IMF’ye yardım diye verilen sadece 5 milyar dolar. Ülkenin dış borcu yaklaşık 300 milyar dolar. Devletin bankalara iç borcu 200 milyar dolar. Ayrıca vatandaşın KRS sayesinde bankalara olan kredi borcu 650 milyar Lira. Senede sadece devletin bankalara ödediği faiz 50 milyar Lira. Parayı devlet basmadığı, bankalar kredi vererek ürettiği için vatandaşa yaşatılan nakit sıkıntısıyla aldığı kredilerin borcu ve faizi devletin ödediğinden kat be kat fazla. Cari açık 75 milyar Dolar. Bankalar yurtdışından sıcak para çarkıyla kazanmaya devam etsin diye ihtiyaç duyduğu dövizi eklerseniz bu sene döviz ihtiyacı 200 milyar Dolar. Bunları finanse etmek için Yastık Altı Altınları buharlaştıracak tedbirleri almışsınız. Üstüne üstlük döviz girsin diye başka ülkelerde olmadık şekilde yabancıya 600 dönüme kadar toprak satışı yasalaşmış…
Tüm bunlara rağmen hala IMF’den borç alıyorduk artık borç veriyoruz diye övünenlere diyecek bir şey yok… Onlar başlarını kumda tutmaya devam edebilirler. Ama bu gidişin sonu iyi değil.
Uyarılarımız da gençlerimiz, evlatlarımız ve torunlarımızın gelecekleri için..
BDPS ve içindeki KRS’nin yıkıcı etkilerini görmeyerek onların gelecekleri çalınıyor.
Bu yazı da, o evlatlarımızın 2 trilyon dolarlık borç ekonomisinde maazallah kendilerini bulurlarsa “Onları kimse uyarmadı mı?” dememeleri için…

Yazının orijinali: IMF’ye yardım

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!

5 Comments

  1. ümit diyor ki:

    Dediklerinizi bu konuları uzaktan-yakından takip eden biri olarak önemsiyorum. Bu bankaların borç düzeni paralarımızı çalmıyor bizi kölelik sisteminin içine sürüklüyor. Bunu yaparken de geleceğimizi, zamanımızı ve insanlığımızı elimizden alıyorlar.
    Benim kişisel önlemim; hiçbir bankanın kredi kartını kullanmıyorum. Ve maaş kartıma yatan parayı anında bankadan çekiyorum. İşlerimi nakit hâllediyorum. Şu hâlde sistemin dışına az da olsa kaymaya çalışıyorum. Şunu çok iyi biliyorum ki bir beş senelik dönemde kimsede para kalmayacak. Herkes krediler ile aldıkları evlerini bankalara kaptıracak. Herkes ay sonu aldığı maaşının nerdeyse tamamını götürüp kredi kartına yatırıyor. Ya da kredisine…
    Bugün bankalar kartlarına bloke uygulasa en az 6 aylık dönem boyunca hiçbir şey yapamadan açlık içinde yaşarlar. Yaşayabilirlerse…
    Teşekkürler

  2. ahmet artan diyor ki:

    Yazdıklarınız doğru fakat bizibu durumlara şimdiki hükümet getirmedi daha önceden borçların faizini ödemede zorluk çekerken şimdi en azından borçları öteleyebiliyoruz bu övünülecek birşey değil tabi.Eğitime çok büyük yatırımlar yapıldı bu önümüzdeki yıllarda arge yi destekleyecek beyin gücünü temsil ediyor sermaye sıkıntısıda olmaz geriye sadece üretilmeyeni üretecek iradeyi ortaya koymak kalıyor yerli üretim otomobil bunun güzel örneği.2023 hedefleri güzel. ülkeyi kalkındıracak hedefler gibi duruyor fakat biraz geç gibi daha erkenden o hedeflere ulaşılabilir aksi halde çok geç kalınacak çünkü şeytanilerin çok gizli ve insanlığı köleye çevirecek zihinlerini bile kontrol edebilecek planları var.

  3. Gultekin Cetiner diyor ki:

    Ahmet bey
    İlginiz için teşekkürler.
    Öncelikla BDPS ve KRS dediğimiz sistemi bunlarla paranın nasıl üretildiğini anlamanızı tavsiye ederim. İlgili yazılarımıza bakabilirsiniz.
    Selam Sevgi ve Saygılarla

  4. Hüseyin diyor ki:

    Merhaba
    Hocam yazınız gerçekten çok güzel . Ben bişey merak ettim biz bu 5 milyar doları faiz ile mi veriyoruz.

  5. Gultekin Cetiner diyor ki:

    IMF’ye tam üye olmamız nedeniyle küresel krize kalkan olarak veriliyor. Yani bir salmadır. Gereğince (!) Kullanılmak üzere. Örnek Güney Kıbrıs Rum kesimi. ..

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2012 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi