Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Ekonomi, Makaleler » Kamuda Maaş Zamları

Share in top social networks!

KAMUDA MAAŞ ZAMLARI

Hakim ve savcılar yapılan zamların daha fazlasını hak ediyorlar. Zira hakim ve savcıları vicdan ile cüzdan arasında sıkıştırırsanız orada adalet kalmaz. Ama bunu siyasi rüşvet olarak kullanmak, miktarını kuruşuna kadar açıklayıp yasalaşmasını HSYK seçimi sonrasına bırakmak ahlaki değildir. Aslında bu şekilde yaparak hakim ve savcıları başka bir şekilde cüzdan ve vicdan arasına sıkıştırıyorlar.

Bir de hakim ve savcılara bu artışı yaparken başta asgari ücretliler olmak üzere toplumun diğer kesimlerinin durumlarına kulak tıkamak tam anlamıyla aymazlıktır…

Bir toplumda ücretlere zam düşünüldüğünde en önce akla gelmesi gereken kesim üniversitedeki ilim camiasıdır. Zira üniversiteler tanımı gereği bilgiyi üreten kurumlardır. Diğer öğretmenler de şüphesiz insan gibi bir ücreti hakediyorlar. Öğretmenlerin asıl ana görevleri ise bilgiyi en iyi şekilde yaymaktır. Bilgiyi üretmek ise bilgiyi yaymanın çok üstünde ve nitelikli bir çalışmayı gerektiriyor. Yüksek lise haline getirilen üniversitede ise normal öğretmenle akademisyen arasında ayırım yapmanıza gerek yok. Bu anlamda bir ülkedeki en yüksek ücretler ilmiye sınıfındaki sınıflandırmaya göre gerçekleştirilmelidir. Zira adalet de dahil olmak üzere tüm alanlardaki insanları yetiştiren ve bilgiyi üretenler akademisyenlerdir. 20 yıllık profesör yeni göreve başlayan hakimden daha az ücret alıyorsa o ülkede hiç bir alanda yeni bilgi üretemezsiniz.

Zam deyince öğretmenler de önemli bir konuma sahiptirler. Zira ülkedeki tüm fertlerin yetiştirilmesi ve bilginin topluma yayılmasında önemli görevlere sahiptirler.

Tüm bu bahsedilenlerin layığınca yapılması bu sistem (BDPS/KRS) içerisinde mümkün değildir. Zira devlet kendi darphanesinde bastığı madeni paralar dışında parasının sahibi değildir. Devlet dediğimiz kurum bankaların havadan ürettiği paraları borç alarak memuruna zam vermeye çalışan bir memurdan başkası değildir. Devlet dediğimiz soyut yapı gerçekte bankalardır.

Devlet parasının sahibi değil ve bankalara bağımlı. Bunu nispeten telafi edebileceği yapı ise sistemin ikinci ayağı olan vergi sistemi. Yani devlet ve halktan banka sahiplerine aktarılan servetlerden vergi alarak gelir dağılımını bir anlamda dengeli hale getirebilir. Ancak 2. ayağı olan vergi sisteminde de sermayenin güdümünde oldukları için bir banka sahibi % 0.1 vergi verirken emekçi % 20 vergi ödemek zorunda kalıyor.

Ülkedeki tüm emekçiler belli meslek gruplarına verilen zammın ekseninde tartışma ve kendilerini onlarla kıyaslama yerine olması gerekeni düşünmelidirler.

Para bugün bir kısıttır. Ama bu kısıt hem devlet hem de emekçiler içindir. Herkes için kısıt durumundaki şey bankalar için kısıt değildir ve bankalar bilgisayar tuşlarına basarak parayı havadan üretmektedirler. Tek kısıtları ise birilerinin kendilerine gelip kendilerinden borç istemesidir. Yani paranın var olması tüketicinin talebine bağlıdır.

Bu talebi sürekli tutmak için büyüme diyerek her alanda tüketimi kamçılamakta ve hepimizi her alanda sürekli tüketim bağımlısı hale getirmektedirler. O yüzden topyekün bir değersayım değişimine ihtiyaç bulunmaktadır.

Bilmem anlatabildim mi?

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!

2 Comments

  1. Nuri diyor ki:

    Hocam iyi güzelde, üniversite mezunlarının haftada 60 saat 900 TL ye çalıştırıldığı ülkede ilkokul mezunu kamu memuru veya işçisi, haftada 40 saat PC de okey oynayarak asgari ücretin 2,3,4 hatta 5-6 katını kazanabiliyorsa ve ömür boyu maaş garantisi varsa hala ne zammı?

  2. İLMİYE diyor ki:

    SAYIN HOCAM ÇOK GÜZEL VURGU YAPMIŞSINIZ GERÇEKÇİ OLMAK GEREKİYORSA SAMİMİYETİNİZE İNANMIYORUM İLİM DEDİNİZ NE İLMİNDEN BAHSEDİYORSUNUZ ÖĞRETİLEN BİŞEY YOK ZATEN İLİM DEDİĞİNİZİ BU VATAN İÇİN DEĞİL BU İNSANLAR İÇİN DEĞİL DOKTOR, YARDOÇ, DOÇENT VE PROFESÖR OLMAK İÇİN KENDİNİZ İÇİN ÜRETİYORSUNUZ.

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2014 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi