Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » BDPS KRS Zulmü, Ekonomi, Makaleler, Para ve Bankacılık Sistemi » Kamuoyuna Açıklama!

Share in top social networks!

Kamuoyuna Açıklama!

Kamuoyuna Açıklama

Kamuoyuna Açıklama

Kamuoyunun bildiği gibi 2010 yılından bu yana yazılarımda mevcut para ve bankacılık sistemini yani ekonomilerde paranın nasıl ortaya çıktığını ve sonuçlarının neler olduğunu mümkün olduğunca geniş perspektiften anlatmaya çalışıyorum. Çözüm arayışlarının tezahürü olarak ortaya çıkan Çare Sizsiniz programında da görüleceği üzere alternatif değersayımı (paradigma) 4 temel faktör üzerinden (Bilişim, İletişim, Lojistik ve Enerji) çok sayıda uzman, bilim adamı ve aktivist ile beraber ortaya koymaya çalışıyoruz.

Çıplak gerçek şudur: ekonomilerde para ortaya borç olarak çıkmaktadır. Yani para borçtur veya para eşittir borç. Bir ekonomide borç varsa para var, borç yoksa para da yok diyerek yıllardır üzerine basarak anlatmaya çalıştığımız şey. Tabi problemi bu kadar basite indirgeyici bir yaklaşımı kişisel olarak doğru bulmuyorum. O yüzden de değersayım (paradigma) değişimi yönünde farklı çevrelerden insanlarla kapitalist sistemi birlikte sorgulamaya ve sürekli yeni şeyler üretip söylemeye çalışıyoruz. Hem İbn Haldun, İbn Farabi, Aristo ve Eflatun gibi eski bilginlerden hem de modern yüzyılımızda ilgi alanımıza giren başta Ivan Illich, Karl Polanyi ve Murray Bookchin olmak üzere çeşitli düşünürlerden istifade etmeye çalışmamız bu yüzdendir.

Para ve bankacılık altındaki bu meseleler neredeyse 150 yıla yakın süredir çeşitli seçkin bilim adamı ve iktisatçı tarafından anlatılmakta olan şeylerdir. Para ve Bankacılık Sistemi hakkında 1850’li yıllardan beri anlatılan bu açık gerçekler ne yazık ki özellikle son 40 yılda insanlara unutturuldu.

Literatürde genellikle bankacılık, para, para teorisi, para ve kredi sistemi gibi çok farklı başlıklar altında bunları anlatırken değişik kelimeler kullanmışlardır. Bu borç karşılığı üretilen parayı kimisi Redemption Money (kefaret/borç ödeme parası), kimisi Credit Money (kredi parası) kimisi de debt-money (borç parası) gibi farklı kelimelerle tanımlamışlar ama anlattıkları şeyler hep aynı gerçeği işaret etmiştir: Ekonomilerde paranın kredi yani borç olarak ve bankalarca yaratılması. Üç Bankacılık Teorisini geniş olarak anlatan Richard Werner makalelerinde üç ayrı teoriye ilişkin çok iyi bir literatür taramasını da vermiştir [1,2].

Örneğin para ve bankacılık sistemini “The Evolution of Banking” 1915 yılındaki kitabının daha ilk önsözünde sistemi ayakkabı ve marangoz örneği üzerinden anlatırken Robert H. Howe şunları söylüyor [3]:

“… and when the debt was paid the currency disappeared. It shows also that where there is no debt there can be no currency.”

Yani Türkçe olarak;

“… ve borç ödendiği zaman da para yok olacaktır. Bu aynı zamanda borç olmadığı zaman hiçbir paranın da var olmadığını göstermektedir”.

Ufuk Hattı izleyicilerimiz bir tahta parçası üzerinden anlattığımız para yerine kullanılan İngiliz Tally çubukları hatırlayacaklardır. Howe, 1915’teki kitabının 16. Sayfasında başlayan bölümünde para yerine kullanılan bu çubukları ve işlevlerini anlatmıştır.

Diğer taraftan bankaların gerçekte borç olarak para vermedikleri ve bunun kendi havadan yarattıkları kredi olduğunu da Howe açıkça söylemektedir. Bu da Howe’un aynı kitabında 24. Sayfadan:

“Banks do not loan money. They loan credit. They create this credit and charge interest for the use of it.”

Yani;

“Bankalar parayı borç vermezler. Kredi borç verirler. Bu krediyi yaratır ve kullanımı için faiz alırlar”

1906 yılında Macleod’dan başka bir örnek [4];

These banking Credits are, for all practical purposes, the same as Money. They cannot, of course, be exported like money: but for all internal purposes they produce the same effects as an equal amount of money. They are, in fact, Capital created outof Nothing ” [4]

Yani

“Bu banka kredileri tüm pratik amaçlar açısından parayla aynıdır. Elbette para gibi ihraç edilemezler. Fakat dahili amaçlar açısından aynı eşdeğer miktarda parayla aynı etkiyi üretirler. Gerçekte onlar havadan yaratılan sermayedir.

Sosyal Kredi ekolünün kurucusu C.H. Douglas da bunları 1916-1920 yılları arasında pek çok eserinde anlatmıştır. En çarpıcı örnek ise C. H. Douglas’ın takipçilerinden Louis Even’ın yazdığı “The Money Myth Exploded The financial enigma resolved — A debt-money system (Para Efsanesi Çöküşü- Finans sırrı çözüldü- Bir Borç Para sistemi) başlıklı kitapçığıdır [5]. Bizim Issız Ada Hikâyesi diye anlattığımız ve para sisteminin neden çökmeye mahkûm olduğunu basit matematikle gösteren küçük kitapçıkta kullanılan kelimeler “A Debt-Money System” yani “Bir Borç Para Sistemi” şeklindedir.

Bu insanlar bankacılık sistemiyle ilgili bu görüşleri ben icat ettim demiyorlar. Birbirlerinin eserlerinden de yararlanacak şekilde bankacılık sistemini tüm çıplaklığı ile anlatmaya çalışıyorlar. Ayrıca sistemi isimlendirmek için hepsinin üzerinde mutabık olduğu belli bir kelime kalıbı da bulunmamaktadır.

Bugüne değin yazılarımızı ve programlarımız takip eden değerli arkadaşların bildiği gibi konuları Borca Dayalı Para Sistemi ve BDPS diyerek anlatıyordum. Bu kelimeler etrafında bankacılık sistemi ve para üretimi mekanizması hakkında çok sayıda insanımızın Dünyada 150 yıla yakındır anlatılan çeşitli yalın gerçekleri öğrenmesine katkı sağlamaya çalıştık. Bu konuda da epeyce ilerleme kat ettiğimize inanıyorum. Toplumda bu konuların öğrenilmesine yönelik çeşitli gayretler var.

Yalnız bizim Borca Dayalı Para Sistemi ve BDPS diyerek Türkiye’de anlattığımız şeylerde çatlakların ve önemli bir takım yanlışlıkların olduğunu 2 ay önce okuduğum Richard Werner’in deneysel sonuçlarıyla birlikte bankacılık sistemini kesin kanıtlarla ortaya koyan çalışmaları neticesinde anladım. Yanlışlarımız konusunda uyarıda bulunan Dr. Sabri Öncü hocaya da buradan tekrar teşekkür ediyorum. Konuyla ilgili Çare Sizsiniz’de yaptığımız güzel bir program da oldu (Bknz buradan ve buradan). Bununla ilgili toplumda yanlışları düzeltme adına yazmaya başladığımda Sn Mete Gündoğan kendi sitesinde isim vermeden direk şahsımı ve/ya ileride bu durumda olabilecek kişileri kast ederek “BDPS ifadesi nasıl oluştu?” başlığı altında şu ifadeleri yazdı:

BDPS ifadesi nasıl oluştu?

Bu ifade anonim bir ifade değildir. ‘Borca Dayalı Para Sistemi’ ifadesini ilk defa Vadi Yayınlarından 1997 yılında çıkan ‘Refah Toplumu’ isimli kitabımda kullandım. (Refah Toplumu, Sayfa 67) Bu ifade o zamana kadar ne ülkemizde ne de yurt dışında herhangi bir çalışmada kullanılmamıştır. Bu ifade bana ait bir ifadedir. Daha sonraki makalelerimde de konuyu işleyip geliştirdim. Makalelerimi topladığım Keşif Yayınlarından 2001 yılında çıkan kitabımın adını da Borca Dayalı Para Sistemi koydum. Yine 2009 yılında Keşif Yayınlarından çıkan ‘Sonun Başlangıcı’ adlı kitabımın da ilk bölümü Borca Dayalı Para Sistemi’dir. Bunun dışında da birçok makale, yazı ve konferanslarımda konuyu işledim. Mete Gündoğan [6]

Sn. Mete Gündoğan’ın ifadeleri üzerine 2010 yılından beri yaptığım çok önemli bir yanlışın farkına vardım. Evet gerçekten de Borca Dayalı Para Sistemi ifadesini ilk kullanan kişi Mete Gündoğan’dır. Bu kelimeler kendisine aittir. Yanlış olan şey 150 yıla yakındır konuyla ilgili bilim adamlarının Para ve Bankacılık sistemini anlatırken kullandığı şeyleri benim Sn. Mete Gündoğan’ın ortaya attığı kelimeler altında anlatmaya çalışmamdı. Bu yüzden kamuoyundan özür diliyorum ve bundan sonra para ve bankacılık sistemini anlatırken mezkûr kelimeler altında anlatmayacağımı beyan ediyorum.

Kimsenin kuşkusu olmasın eskiden olduğu gibi Para ve Bankacılık sistemi hakkında gerçekleri bilimsel ölçülerde ortaya koyacağız ve konunun anlaşılmasına engel olan her tür yanlışları dile getireceğiz.

Sözün özü; 150 yıla yakındır Dünyada anlatılan ve 2010 yılından beri para ve bankacılık sistemi hakkında acizane anlatmaya çalıştığım şeyleri bundan sonra hiçbir şekilde Borca Dayalı Para Sistemi ve BDPS kelimeleri altında anlatmayacağım. Bugüne kadar para ve bankacılık sistemini anlatımlarım sırasında bu kelimeleri kullandığım, böylece 150 yıllık bilimsel çalışmaların sadece belli kelimelere hapsedilmesine neden olduğum yani meseleleri sadece BDPS diye anlatarak sanki yeni bir şey bulunmuş algısı oluşturduğum için kamuoyundan tekrar özür diliyorum.

Anlattığımız şeylerin önemine inanan ve bu nedenle şahsımı takip nezaketinde bulunan arkadaşların da bu meseleleri anlatırken aynı şekilde mezkûr kelimeleri kullanmamalarını istirham ediyorum.

Selam sevgi ve saygılarımla

B. Gültekin ÇETİNER

9 Nisan 2016, İstanbul

Referanslar

  1. Richard Werner (2015), “A lost century in economics: Three theories of banking and the conclusive evidence”, http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1057521915001477
  2. Richard Werner (2014), ” How do banks create money, and why can other firms not do the same? An explanation for the coexistence of lending and deposit-taking”, http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1057521914001434
  3. Robert H. Howe (1915), “The Evolution of Banking”
  4. MacLeod, H. D. (1856). The Theory and Practice of Banking, 2 vols., London: Longman, Greens and Co. (6. Basım 1906) sayfa. 408
  5. Louis Even (1932) The Money Myth Exploded The financial enigma resolved — A debt-money system http://www.michaeljournal.org/myth.htm
  6. http://metegundogan.com/2016/04/06/borca-dayali-para-sistemi-bdps-sorular-ve-cevaplar/ Erişim 9 Nisan 2016

 

 

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!

3 Comments

  1. Bülent TUNA diyor ki:

    Hocam bu kavramları ve sömürü sistemini ilk sizden öğrendim ve makalelerinizi okumaya başladım. Hiçbir zaman bu sömürü sistemini ve bu tanımları ilk siz bulmuşsunuz gibi bir hisse kapılmadım(Mete GÜNDOĞAN hocamız da dahil). Eğer bu şekilde eleştiriler aldıysanız bence çok yanlış. Makaleleriniz ve paylaşımlarınızda zaten uluslararası eski ve yeni kaynaklardan-eğitimlerden bahsediyordunuz. Ufuk Hattı Temel programında da bu şekilde gündemler oluyordu. Yani nevtonun yerçekimini keşfettiğini düşündüğümüz gibi sizin de bdps yi keşfettiğiniz düşüncesine zaten kapılmadık. Ben şahsen hep uluslararası bir farkındalığın üyesi olduğuma inandım. İslam kelimesi nasıl çok geniş bir manayı ifade ediyorsa BDPS dediğimiz şeyde 150 yıllık bilimsel çalışmalara nacizane verilmiş bir isimdir, bur tuğla koymaktır, onları yok saymak değildir. “Kamu Tek Hesabı” denen projenin insanlar daha iyi algılasın diye “Havuz Sistemi” diye anılması gibi birşey.

    Sistemin anlatılmasındaki çatlak ve yanlışlıklar konusu ayrı tabiki.

  2. hüseyin savran diyor ki:

    Daha önce anlattığınız şeylerde konunun başlık değişiminden başka farklık veya hata var mı? Yoksa sadece bdps ismi mi kullanılmayacak? Mesela kısmi reserv denilen şey yok mu artık?

  3. Gultekin Cetiner diyor ki:

    Hüseyin bey Richard Werner’in 3 bankacılık teorisi hakkında makaleleri okuyabilirsiniz. KRS yok. Daha önce BDPS anlattığımız şey de KRS ve 3. teori karışımı üzerine (daha çok KRS üzerine kurulu) bir şeydi. BDPS diye anlatılan sistemi 3. teori temelli anlamak lazım. Bununla ilgili Çare Sizsiniz’de ilgili bölümü tavsiye ederim.

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2016 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi