Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Ekonomi, Makaleler » Kasabadaki bakkalın oğlu

Share in top social networks!

Kasabadaki bakkalın oğlu

Kasabadaki bakkalın oğlu

Kasabadaki bakkalın oğlu

Kasabadaki bakkalın dikkatsiz oğlu yanlışlıkla pencereyi kırar. Babasının bağırması üzerine oraya toplanan otuz kişilik bir kalabalık belli bir tartışmadan sonra ortak fikirleri olarak bakkalı teselli ederler. Onlara göre, kötü görünen bu olay aslında kasaba için çok yararlı olmuştur. Herkes geçimini bir şekilde sürdürmek zorunda. Eğer cam kırılmamış olsaydı camcı kazancını nasıl temin edecekti?

Bu, kasabanın ortak görüşü haline gelir.  “Camın kırılması iyi bir şey. Çünkü paranın dolaşımına ve genel olarak ekonominin gelişmesine katkı ve yarar sağlamaktadır.”

Soru 1: Kasabalılar haklı mıdır? Haklıysa neden? Haklı değilse neden?

 

Soruyu yeniden düzenlersek
Aynı soruyu iki farklı şekilde yeniden düzenlersek:

Soru 2. Camı kıran bakkalın oğlu değil. Mahalledeki serseri bir çocuk zevkine taşı atıp kırıyor. Bu durumun kasaba ekonomisine katkısı olur mu? Olursa neden? Olmazsa neden?

Soru 3. Camcı bir çocuğu kiralıyor ve kırdığı her cam başına belli miktar para veriyor. Bu durumun kasaba ekonomisine katkısı olur mu? Olursa neden? Olmazsa neden?

 

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!

5 Comments

  1. mersinbay diyor ki:

    kasaba ekonomisine katkısı olur… nasıl olur… şu şartlarla olur… bir defa sistem kapitalist sistem olacak… kapitalist sistem tıkanacak… yani sistemin temeli tüketim duracak…. sizde sistemi hareketlendirmek için camı kıracaksınız ozaman sistem işlemeye başlayacak… örnek mi… kapitalist sistem ne zaman tıkanas boşunamı savaş çıkıyor her taraf yakılıp yıkıldıktan sonra süratle yeniden yapılanma başlayıp işler çılıyor… sisin sisteminiz kapitalist sistem yani savaş, kargaşa, sömürü sistemi olursa çare yakıp yıkma olur… ama sisteminiz islam (İslamın anlamı barış demektir. selamatten, yani barıştan gelir) olursa sistem barış sistemi olacağı için bu sistemi savaş değil barış ortamı hareketlendirir… yani istikrar olduğu sürece bu sistem işler… savaş ortamında bu sistem çalışmaz ama onunda hukukunu uygularsanız sistem yine çalışır. islamın savaş hukukunu uygulamak şartı ile ama… örnek bakınız Peygambermizin uygulamaları… islam hukukunun savaş hukuku dahi barış sistemine göredir… barışı ister… islam yani barış sistemini uyguladığınız anda savaşa gerek kalmaz… çünkü savaş ortamı ortadan kalkar… bunun sonucunda silaha ve apoletlere gerek kalmaz… güvenliğe boşuna harcanana para insanlık için harcanır ve ozaman yeryüzü cenneti kurulmuş olur…

  2. Nurullah Atay diyor ki:

    Cahil kitlelerin algısında şöyle bir problem var…
    Basın, kitaplar, akademi vb. hep öznesiz, edilgen ifadelerle, soyut kavram ve kişiliklerle konuşuyor. Bu çok tehlikeli. Bakın yukarıdaki kardeşim “ekonomiye katkı olur” şeklinde bir cümle kurmuş. Ekonomi kim? Böyle bir kişilik yok. Doğru soru; “kime katkısı olur?” Ekonomi diye bir özne yok dünyada. Kişiler var yalnızca. Birine faydası dokunan, diğerinin canını yakabilir. Öznesiz cümleler kullanarak gerçekleri eğip büküyor, doğruyu yanlışı birbirine karıştırıyoruz. Dünyayı algılayamıyor ve nesillrin algılayamamasına neden oluyoruz. Özneleri ve zamirleri yerine koyun kardeşim!
    cokus.wordpress.com

  3. mixser diyor ki:

    Kasabanın görüşü tehlikeli bir görüş gibi görünüyor. Kazaen olan bir olay olarak düşünüldüğünde doğal olarak camın değiştirilmesi belki cama dayalı yatırımlar için hareket anlamına gelebilir. Ama bu görüş diğer alanlarda emsal alınırsa kasıtlı hareketlere yol açarak birçok milli servete zarar vermeye kadar gidebilir. Hele birde ithal ürünler bu işin içinde ise canlanan ekonomi kimin olur yoruma açık. Ekonominin canlanması amaçlanıyorsa. Vergi toplamada adil olunmalı, Gelir dağlılımı eşitlenmeli, Zenginler üzerine düşen islami yükümlülükleride yerine getirmelidir. Camcı başka mahallelerdeki kırılan camlarıda değiştirebilmenin yollarını aramalıdır.

  4. Sinan diyor ki:

    cam fabrikaları bardak, tabak vs üretsinler, elbette kazayla kırılan cam varsa onu da taksınlar ama hareket olsun diye camı kırıp takmak kayıptır. esasen büyüyen dünya nüfusu ekonomik büyüme için altyapıyı hazırlıyor, cam kırmya gerek yok. ama gelir dağılımındaki adaletsizlik, yeni cam takılacak ev yapmanın yolunu açamayınca güce dayalı bir varlık transferini yani çalmayı, cam kırmayı, işgale edip petrol çalmayı getiriyor..

  5. yusuf aycan diyor ki:

    Hep düşünmüşümdür, haberlerde devlet şu kadar harcama yaptı diye duyarız hep. Devlet kendi açısından böyle konusur ama verdiği ihale başka şirketler için gelirdir. Ayrıca devlet yine verdiği o harcamadan da şirketlerden vergi de alır. Yani eğer kırılan cam ülke imkanlarıyla üretiliyorsa ve yenilenebilir bir kaynaksa, kayıp değildir, yani o köyde camcı varsa bu bir kayıp değildir, çünkü o camcı o kazandığı parayıda o bakkalda harcayacaktır. Ama köyde camcı yoksa köyün kaynakları dışarı gitmiş olur ki bu da kayıptır. Gerçek hayattada üretim teknolojileri geliştikçe dayanma süresi daha az ancak çok fazla ve daha ucuz üretilen mallar sarıyor hayatımızı. Yani üretim kalitesi düşürülerek camı birileri kırmış oluyor. Sonuç birimizin harcaması diğerimizin kazancı. bakkal kaybetti . Gerçekte kazanan kaybeden yok. belkide ekonomi kazanıyor ( nurullah beye cevap ) Para damarlardaki kan gibidir, bizlerse o damarın oksijen taşıdığı hücreler, Ekonomi ise vücudun kendisi yani Öznenin ta kendisidir. Bilirsiniz kan ne kadar hızlı akarsa o kadar çok oksijen taşır. Bu paranın el değiştirme hızıdır. Yani paranın artı değer üretmesi. Para ne kadar çabuk el değiştirise o kadar fayda sağlar. Bu yüzden dinimizin istifçilere karşı çıkması bu yüzdendir. İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılarsanız kimse harcamadan kaçmaz. Sonuçta para pratikte kağıt parçasıdır. harcamadan değeri anlaşılmaz.

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2011 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi