Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Ekonomi, Makaleler » PARA SİSTEMİYLE İLGİLİ

Share in top social networks!

PARA SİSTEMİYLE İLGİLİ (TWITTER FLOOD)

Para Sistemiyle İlgili

Para Sistemiyle İlgili

Para sistemini çok basit seviyede bile anlamıyor insanlar. Para ile ilgili basit gerçekleri tekrar edelim de safsatalar dağılsın.

1. Öncelikle parayı devletler üretmiyorlar. Tam tersine; devletler bankalarca üretilen paranın en büyük borçlanıcısı durumundalar.
2. Peki Parayı devletler üretmiyorsa kim üretiyor? Merkez Bankaları mı? Hayır. Onlar paranın sadece % 5-10 fiziksel kısmını üretiyorlar.
3. Ekonomilerde Paranın %90′ından daha büyük kısmını direk bankalar borç olarak üretiyorlar. Banka borç verdiği anda yoktan para var oluyor.
4. Peki bu bankalarca üretilen paranın karşılığı nedir? Paranın tek karşılığı var: o da borç. Daha doğrusu sizin geleceğiniz.
5. Yani ekonomilerde üretilen paranın karşılığı altın filan değil. Paranın tek karşılığı borç. Siz kredi için imza attığınızda para var olur
6. Peki bankalara bu para yaratma yetkisini kim verdi? Hangi yasada var? Hiçbir yasada yok. Bankaların bunu yapabilmelerinin tek sebebi var.
7. Bankaların yoktan para var edebilmelerinin tek sebebi: Halkın cahilliği, Aydın geçinenlerin cahilliği ve Ekonomistlerin halkı yanıltması.
8. Şimdi gelelim paranın borç olarak bankalar tarafından üretilmesinin sonuçlarına. Para borç olarak üretilince sonu neden felakettir?
9. Bunun matematiğini anlamak için okula bile gitmeye gerek yok. Hele ekonomi okumak büyük dezavantaj. O zaman anlamanız daha zor.
10. Daha önce paranın hiç olmadığı bir ekonomi düşünün. İnsanların takasla döndürdüğü bir ekonomi.
11. Bunlar takas yerine paraya geçmeye karar veriyorlar. İçlerinde parayı bilen kimse yok. Paranın gücünü bilen uyanık biri talip oluyor.
12. Yani Louis Even’ın “Money Myth Exploded” kitabında verilen Issız Ada hikayesinde anlatılan olay.
13. Beş kazazede bereketli bir adaya düşüyor. Bu adada her şeyi üretmeyi biliyor takasa dayalı bir ekonomi oluşturuyorlar.
14. Takasın zorluklarını yaşarken adaya düşen yeni bir kazazede banker onlara para sistemi kurmayı öneriyor.
15. Yanındaki aslında içi taş dolu sandığın içinde altın olduğunu söyleyerek altına dayalı bir sistem öneriyor. 5 kazazede kabul ediyorlar.
16. Bunun üzerine bankacı olan şahıs kağıtların üzerlerine imzasını atarak 1000 $ üretiyor. 5 kişinin her birine 200 $ borç olarak veriyor.
17. Tabi normal hayatta faizin gerekliliğine ikna ederek % 8 faiz karşılığı veriyor borcu. Buna göre her biri yılda 16 $ faiz ödemek zorunda
18. Şimdi sorun şu: Bankacı Oliver 1000 $ parayı 5 kişiye 200 $ olarak % 8 faizle dağıttı. 1 yıl sonra toplamda 80 $ faiz alacak.
19. Yani 1000 $ üretti ve adadakilere borç olarak verdi. İlk yıl sonunda onlardan 1080 $ geri istiyor. Onlar ek 80 $’ı nasıl geri verecek?
20. Çünkü bu adada parayı sadece banker Oliver üretiyor. Para borç olarak üretiliyor ve parayı üretene mahkum durumdalar.
21. Bu adada birileri mutlaka kaybetmek zorunda. Çünkü adada sadece 1000 $ var ama faiz nedeniyle geriye 1080 $ geri vermek zorundalar.
22. Sonuçta birileri 80 $ tutarında servetini Oliver’e aktarıyorlar. Ama aktarmakla bitmiyor burada büyük bir sorun daha var.
23. Diğer büyük sorun şu: Bu sistem bir kara delik gibi çalışıyor. İlk yıl 1000 $ vardı. Daha ilk yıl üretilen 80 $’ı geri aldı.
24. Bu sistemde üretilen paradan daha fazlası yani hiç üretilmeyen para geri isteniyor. 1000 $ üretti 1080 $ geri istiyor.
25. Diyelim banker bunlara sadece faizini ödeyin dedi. Bileşik faiz olmasa bile normal faizle her yıl geriye 80 $ geri ödediklerini düşünün.
26. On iki (12) sene boyunca sadece faizi olan 80 $ geriye ödeseler 13. seneye piyasada 1000 $’dan hiçbir şey kalmıyor. Aynen bugünkü $ gibi
27. Piyasada paranın sürekli azalmasına ekonomistler deflasyon diyorlardı değil mi? Dünya’da olan aynen budur. Neyse devam edelim.
28. Tabi burada bir şeyi gözden kaçırmayalım. Hiçbir bankacı size sadece faizini ödetmez. Anaparayla birlikte önce faizleri dayayarak ödetir
29. Piyasadan paranın azalmaması için bankacı sürekli para üretmek zorundadır. Neden böyle olduğunu açıklayacağız. Ama önce şunu anlayalım.
30. Bankacı Oliver’in ürettiği her para aslında borçtur. Borç demek aslında adadakilerin ipotek altına alınan geleceğidir.
31. Oliver sürekli yeni borç para üreterek adadakilerin servetlerini kendine aktarır. Çünkü üretilen her X kadar para karşılığı X+faiz ister
32. Burada bileşik faizin yıkıcı etkisini de anlamak lazım. Çünkü borç denildiğinde bankacıya servet aktarımı genelde bileşik faiz üzerinden
33. Hemen nakit 1 milyon mu istersiniz yoksa önümüzdeki ay, ilk günü 1 kuruş sonraki günlerde 2, 4, 8 kuruş şeklinde artan şekilde mi olsun?
34. Eğer 1 milyon nakit isterdim derseniz 9.7 milyon lira zarardasınız demektir. İşte çoğu insanın anlayamadığı bileşik faiz böyle bir şey.
35. Bileşik faizi anlatan diğer örnek “Son Beş Dakika” yazımda verilmiştir. Dünya’nın içinde bulunduğu durumu göstermek için yazmıştım.
36. Atatürk barajında 48 milyar metreküp su var. Çatlaktan ilk dakikada 1 damla su sonra her dakikada bir öncekinin 2 katı kadar su sızıyor.
37. Yani, 2. dakikada 2 damla su sonraki dakikalarda ise 4, 8, 16, 32, 64 damla olacak şekilde ikiye katlanarak baraj boşalmaya devam ediyor
38. Yirmi damla su 1 gram olduğuna göre barajdaki 48 milyar metreküp olan su ne kadar sürede boşalır?
39. Bir yıl? Bir ay? Yoksa bir hafta mı? Cevap: 59 dakika. Ve suyun % 97′si son 5 dakika içerisinde boşalıyor. İşte bileşik faiz böyle 1 şey
40. Burada anlattıklarımız bankacılık sisteminin insanları nasıl köleleştirdiğini çok basit şekilde izah etmektedir. Ancak …
41. Ancak kapitalist sistemi tümüyle anlamak için sadece para eksenli okumalar yetersiz kalmaktadır. Onu da ayrı bir flood ile işleyelim.
42. Burada para sisteminin açmazını anlattığım basit modele Louis Even’ın kitapçığından ulaşabilirsiniz. http://www.michaeljournal.org/myth.htm

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!

1 Comment

  1. ferat erat diyor ki:

    merhaba gültekin hocam.iyi çalışmalar diliyorum.sitenizi büyük bir beğeniyle takip ediyorum.söyledikleriniz aydınlatıcı gerçekten.
    para ve bankacılık konusunu bende çok araştırıyorum.örneğin yaşanmış bir olay var abd de. missisipi olayı. yanılmıyorsam 1966 yılında amerikada adamın biri ev almak için kredi çekiyor. daha sonra durumu kötüleştiği için bankaya borcunu ödeyemiyor. sonra banka eve el koyuyor. konu mahkemeye taşınıyor.sonunda mahkeme jürisi bankanın parayı yoktan yarattığını ortaya çıkarıyor.ve adamın lehine karar veriyor. ve adam evini geri alıyor ve borçtanda kurtuluyor. bu olay gerçek kayıtlı.missisipi eyaletinde oluyor. kaynak olarak Zeitgeist belgesellerinde geçiyor. ayrıca hocam Jacque Fresco diye bir adam var endütri mühendisi,mucit,futurist.amerikalı kendisi. şu anda 100 yaşında. oda sizinle aynı şeyleri söylüyor para ve bankacılık konusunda. kendisinin youtube da bir sürü videosu var. onun ortaya attığı bir toplum ve ekonomi modeli var: Venüs Projesi. bu proje Kaynak Bazlı Ekonomiye dayanıyor. bu ekonomide para yok bankacılık yok. parasız bir ekonomi ve toplum. yüksek teknoloji var makineler var. çalışma yok. bütün işleri teknoloji hallediyor. yenilenebilir enerji ve topraksız tarım. epey bir taraftar kitleside edinmiş durumda.şu anda yeni zelanda da pilot uygulamaya başlamış durumda. hocam bu venüs projesini dikkatinize sunmak istiyyorum. sizden ricam lütfen bu projeyi ve bu adamı incelemenizi ve bu konudaki fikirlerinizi merak ediyorum. kıtlık konusunu çok incelemiş bu adam.Jacque Fresco bi ara 2006 yılında istanbulda konferansa katılmıştı..dünyanın her yerinde konuşmalar yapıyor.

    hocam iiyi çalışmalar diliyorum. bana dönerseniz çok memnun olurum.
    ferat-erat@hotmail.com

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2016 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi