Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Ekonomi, Makaleler » Yunanistan’a eşek tıraşı

Share in top social networks!

Yunanistan’a eşek tıraşı

Yunanistan’ın saç tıraşıyla kriz bitti ve Yunanistan rahatladı zannedenler yanılıyor. Yunanistan’a tam anlamıyla hâkim olma konusunda küresel elitler yeni bir buluşa imza attılar. Operasyon sayesinde yerel rantiyecilerden silinen iç borçların önemli bir kısmı dış borca dönüştürülecek. Zira 130 milyar Avroluk dış yardımın tatlandırıcı denen 35.5 milyar Avroluk kısmından arta kalan 94.5 milyar Avro IMF ve AMB tarafından dış borç olarak verilecek. Bunun adını da saç tıraşı koydular. İlerideki saç tıraşlarıyla ülkenin hâkimiyeti tamamen Yunanistan dışındaki küresel güçlere geçecek gibi görünüyor.

BDPS’nin tümden çöküşünü de tetikleyebilecek olması nedeniyle iflasa sürüklenen Yunanistan ekonomisinin batmaması (!) için bankacılar seferber olmuş durumda. Yunanistan, artık ülkelerinde neredeyse kime sorsanız bilinen Troyka tarafından yönetiliyor dersek yanılmış olmayız.

Troyka diye adlandırılan bu üçlüyü oluşturan IMF, AMB (Avrupa Merkez Bankası) ve Avrupa Komisyonu özellikle finans politikaları konusunda ağırlığa sahip. Son saç tıraşını yapan berber de bir bakıma Troyka.

Birkaç seneden bu yana içine düştüğü borç batağında büyümesi de iyice yavaşlayan Yunanistan’ın borçlarını sürdürebilmesi mümkün olmaktan çıkınca uluslararası bankacılar sadece alacakları için değil BDPS temelli küresel sistemi koruma adına Yunanistan’a konuşlandı. Bilindiği gibi ekonominin patronu olarak da bir Merkez Bankacı atanmıştı. Bu yüzden geleneksel bankacılık çözümleri en acı reçeteleriyle halka uygulanıyor.

Neticede gelinen noktada rantiyeci kurumlardan fedakârlık göstermeleri yani borçlarının bir kısmını gönüllü olarak silmeleri karşılığında gelecek milyarlarca Avroluk yardımdan (aslında borç) pay verme teklif edildi. Bu borç silme olayı da Yunanistan Saç Tıraşı olarak adlandırılır oldu. Bu tıraşlar devam edecek ve 2020’ye kadar Yunanistan’ın borç oranının %120’ye düşürülmesi sağlanacakmış. Bakalım daha kaç tıraş görecekler?

Bu borç tıraşlarını o kadar methediyorlar ki… Kriz bitti her şey düzeldi havası verilmeye çalışılıyor. Piyasalar adeta bayram ediyormuş. Elbette BDPS’yi ve içindeki para üretme mekanizmasını bilen okurlarımız bunun neden tutmayacağını ve bu çırpınmaların kaçınılmaz son üzerinde fazlaca işe yaramayacağını gayet iyi şekilde matematiksel kesinlikle bilmekteler. Bilmeyenler de Issız Ada Hikâyesine müracaat ederler.

“Yunan saç tıraşı” hikâyesi de oldukça trajikomik hal almaya başladı. Okurların affına sığınarak aşağıdaki nedenlerden dolayı bunu eşek tıraşı olarak nitelendirmek istiyorum.

Öncelikle herkesin bildiği gibi eşek tıraşının sonuçları pek iç açıcı değildir.

Olanları önce örnekle izah etmeye çalışalım. Diyelim birisine 1 TL borcunuz var. Bunu ödemezseniz problem size aittir. “Adama bak! 1 Lira borcunu ödemekten aciz” derler. Ancak bu borç 1 Lira değil de 1 milyar Lira ise problem artık sizin olmaktan çıkar ve daha çok karşı tarafa ait olur. Karşıdaki alacaklarımı nasıl geri alsam diye düşünür durur.

Borçları gırtlağı aşmış birini düşünün. Alacaklıların bu borçları alması kesinlikle mümkün değil. Yani 50 sene geçse alacaklılar bunun geri ödenemeyeceğini biliyorlar. Ne yaparlar? Kurtarabildikleri kadarını kurtarmaya çalışırlar. Bankaların da yaptığı bu. Avro bölgesinin borç silme karşılığı olarak serbest bıraktığı tatlandırıcı diye tanımladıkları 35.5 milyar Avronun 30 milyarlık kısmın çoğu bankalara gidecekmiş. 5.5 milyar Avroluk kısmı ise faiz ödemelerinde kullanılacakmış. Hiç yoktan iyidir diyen bankacılar bu yüzden gönüllü borç silme işlemine %85 oranında katılmışlar. Bu bir.

İkincisi ise algılamalarda oluşturulan yanlışlık. Borçların %50’sinden fazlası silindi deniyor. Bu gerçek değil. Çünkü Yunanistan’ın toplam borcu 350 milyar Avro ve bunun 70 milyar kadarı son Troyka dönemine ait dış borçlanmalar. Bunlara dokunulmuyor. Geriye kalan 280 milyar Avronun yaklaşık 75 milyar Avrosunun Avrupa Merkez Bankası borçları olduğu belirtiliyor. Bunlarda da borç silme yok. Yani geriye kalan 205 milyar Avronun 105 milyarlık kısmına saç tıraşı uygulanmış durumda.

Şimdi neden eşek tıraşı diye nitelediğimize gelelim. Öncelikle bu operasyonlar sonucunda silinen iç borçların (105 milyar Avro) hemen hemen tamamı (94.5 milyar Avro) dış borçlara tevdi edilmiş olacak. Yani artık Yunanistan devleti yerel rantiyecilere daha az borçluyken dışarıdakilere daha fazla borçlanacak. Öte yandan yaklaşık %50’lik saç tıraşının önemli bir kısmı (yaklaşık 35 milyar Avro) Yunan Emekli Fonlarına uygulanmış. Zaten Merkez Bankacı ekonomi bakanı Venizelos da gönüllü (!) borç silme operasyonuna yani tahvil takasına katılmayan 5 emekli sandığına uyarıda bulunarak emekli maaşlarının ödenemeyeceğini belirtmiş.

Neticede 350 milyar Avroluk toplam borç içindeki 105 milyarlık kısma borç silme uygulanıyor. Bunların en büyük kısmı da emekli fonlarını vuruyor. Yani yakında emekli aylıklarında yapılacak kesintiler ya da muhtemelen emekli maaşlarının ödenememesi nedeniyle Atina sokakları yeni gösterilere gebe diyebiliriz.

Kısaca %50 diye gösterilen saç tıraşı iç borçta %30’lara tekabül ediyor ve silinen borcun en önemli kısmının emekli sandıkları üzerinden gerçekleşmesi nedeniyle bu operasyon emeklileri vuracak. Ayrıca tatlandırıcı olarak gelen 35.5 milyar Avro sonrası 94.5 milyar Avro faizli yeni dış borç şeklinde olacak-yani babalarının hayrına bedavadan vermiyorlar. Neticede silinen 105 milyar Avro iç borca karşılık 94.5 milyar Avro dış borç gelecek. Bu, Yunanistan’ın 350 milyar Avroluk toplam borcunun sadece 10.5 milyar Avro azalarak yaklaşık 339.5 milyar Avroya düşmesi demek. Yani toplamda %3 borç azalmasından bahsedebiliriz. Durumdan da en çok IMF ve AMB yarar sağlayacak. Buna eşek tıraşı denmez de ne denir?

Ha bir de şunu söylemeden geçmeyelim. Yunanistan’da saç tıraşıyla yapılanların başta İtalya olmak üzere borç sarmalında yeni döneme giren ülkelerin tahvil yani borçlanma piyasalarına etkisi acaba ne olacak? Amiyane tabirle böyle saç tıraşı yapan berbere herkes tıraş olacak mı?

Prof. Dr. B. Gültekin Çetiner

15 Mart 2012 Perşembe

http://www.drcetiner.org

twitter.com/drcetiner

Yunanistan’a eşek tıraşı / Yunanistan’a eşşek traşı

 

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!

6 Comments

  1. selim aydın diyor ki:

    Selamun aleyküm hocam. Aşağıdaki videoda yüksek enflasyon-düşük faiz cevazı veriliyor.

    http://www.youtube.com/watch?v=g6Ib5OhDFkA&feature=related

  2. Aleykumselam
    Hocanın BDPS’yi öğrenmesi lazım…
    Aksi halde böyle naif fetvalar verir durur…

  3. selim aydın diyor ki:

    Selamun aleyküm hocam.
    İşin garip tarafı da şu ki; günümüzde dini ilimlerde mertebe kat etmiş bazı alim diyebileceğimiz, ehli sünnet üzere kişiler de malesef aynı fetvayı veriyor. Yanılgıları özellikle katılım-kâr payı konusunda… Bu kişiler, başına ”katılım” ibaresi koyarak banka ile kooperatifi aynı imiş gibi gösteriyorlar. Aslında sizinle onların tartıştığı bir platform düzenlense de , onlara görüşlerinin yanlış olduğunu o platformda izah edebilseniz, bunu çok isterdim. En azından emri bil maruf gereği ‘Dil ile düzeltmek’ bu yolla olsa gerek… Melasef bu şahısların yaptığı şey, susamış bir adama harareti düşsün diye iyi niyetle tuzlu su içirmek. İnançlı insanlara bilmeden iyi niyetle faiz ödettiriyor ya da yediriyorlar. Bu şahıslara bir şekilde ulaşılıp, akademik düzeyde bir bilgilendirme yapılması lazım. Aksi halde bu tatlı fetvalar bilgisiz halk nezdinde dinin bir hükmü gibi yerleşecek…

  4. selim aydın diyor ki:

    selmun aleyküm hocam. mustafa islamoğlunun twitter adresi.

    http://twitter.com/#!/mustafaislamogl

  5. selim aydın diyor ki:

    Selam aleyküm hocam….

    Twitter adresim olmadığı için yanal düşünme sorunuza buradan cevap vermek istiyorum.

    Dershanelerin kapanması için, önce üniversite sınavının kaldırılması gerekiyor.>>>> Üniversite sayısının azlığından ve de talebin fazla olduğundan dolayı koyulan sınavının kaldırılması için de üniversitelerin sayısının artırılması gerekiyor. >>>> üniversitelerin sayısının artırılması için daha fazla bütçe gerekiyor>>>> Daha fazla bütçe için de faizle borçlanılmamış temiz bir para gerekiyor.

    Devlet parayı merkez bankasından faizle borçlandığından dolayı, bütçenin %27’si zaten faizleri geri ödemeye gidiyor. Bu durumda bütçeye ek yük bindirip, yeni üniversiteler açmak akıl karı değil. Şimdi ki açılan yeni üniversiteler, aslında yeni binalar değiller…. Eski üniversitelerin bazı fakülteleri, ana kampüslerden ayrılıp, belli bir başlık altında toplanıp tabelasının üzerine ‘’ falan üniversitesi’’ ibaresi koyularak yen biri üniversite kılıfında ve görüntüsünde açılmışlardır. Devlet gerçek manada sıfırdan ‘yeni’ bir üniversite hiç açmamıştır. Böyle bir durumda , yeni bir üniversite açmak; yıllık ciroları 9-10 milyar doları bulan dershanelerden her yıl alınan vergiler, devlete daha tatlı gelmektedir. Öte yandan dershaneler kapandığında, işsiz kalan öğretmenler kadro için milli eğitime bakanlığına yönelirlerse, buyurun cenaze namazına… Bunları kim besleyecek şimdi?, dershaneler ne güzel maaşlarını veriyordu… En önemli konu, farzı mahal; üniversiteler ileri de sınavsız olsa bile, her kesin cebinde okuyacak para yok. Mâlum…. BDPS.

  6. Aleykumselam
    Konuyla ilgili yazıyı siteye koydum. Dediğiniz gibi işin ucu dönüp dolaşıyor BDPS’ye geliyor.

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2012 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi