Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Ekonomi, Genel, Makaleler » Paranın karşılığı nedir?

Share in top social networks!

PARANIN KARŞILIĞI NEDİR?

Haberdem güzel kamuoyuna güzel bir soruyu getirmiş. Karşılıksız para basmak nedir diye… Basılan paranın karşılığı meselesi…
Aşağıda paylaşıyoruz. Haberin orijinaline http://www.haberdem.com/Karsiliksiz-Para-Basmak-Nedir-haberi-82802.aw adresinden ulaşabilirsiniz.
Sizce Paranın Karşılığı Nedir?
14 Temmuz 2012 Cumartesi 15:14 Haberdem.com
Okurlarımıza soruyoruz: Sizce paranın karşılığı nedir? Hükümet yetkililerin dönüp dönüp söyledikleri bu söylem sizde ne çağrıştırıyor? Görüşlerinizi yorumla iletebilirsiniz…
Karşılıksız para

Karşılıksız para

Yetkililerin çeşitli mekanlarda artık karşılıksız para basılmadığını, AB ve Avrupa ülkelerinin karşılıksız para bastıkları için krizden kurtulamadıklarından bahisle “siz de bizim gibi karşılıksız para basmayın” diye tavsiyelerde bulunduğunu biliyoruz.

Şimdi yetkililere soruyoruz. Basılan paranın karşılığı nedir? Madem karşılıksız para basılmadığını söylüyorsunuz. Hangi karşılığa göre para basıyorsunuz?

Evet, Siz ne dersiniz? Sizce hükümet yetkililerinin “karşılıklı” diye bahsettiği Türkiye’de basılan paranın karşılığı nedir? Yani resimde görülen terazinin bir kefesinde TL varsa sizce karşısında ne vardır? Yorumlarınızla katkı sağlayabilirsiniz…

Karşılıksız para basma ile ilgili yetkililerin ifadeleri…

Biz karşılıksız para basmayı modern hırsızlık olarak tanımladık. Bugün paramız değer kazandıysa böyle değer kazandı” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AB’lilere hitaben
Şimdi burada da kuşkusuz adaleti sağlamamız gerekiyor, çünkü biz eskisi gibi para basmıyoruz, yani Merkez Bankamız karşılıksız para basmıyor.”
A. Babacan CNBC-E’ye verdiği röportaj

 

Biz karşılıksız para basmıyoruz, evelallah her şeyin karşılığı var. Sizinle yürüyoruz. Yeter ki benim vatandaşım kayıtdışı ekonomide yer almasın, yeter ki kayıtdışı yapmasın. Her şeyi helalinden yapmalıyız ve asla meşru olmayan yollara tevessül etmemeliyiz. Sizler bunun bilinci içerisindesiniz. Bunun bilinci içinde olduğunuz için bize neyi teslim ederseniz bilin ki size bu fazlasıyla döner.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Urfa’lılara hitaben

 

Bakın Amerika sıkıntı, Avrupa sıkıntı çekiyorsa, karşılıksız para bastılar, ama biz karşılıksız para basmadık. Bizden öncekiler cayır cayır karşılıksız para basıyorlardı. Çünkü biz karşılıksız para basmayı modern hırsızlık olarak tanımladık. Çünkü o alnının teriyle kazananın cebindeki parayı sömürmekti, modern bir şekilde çalmaktı. İşte biz buna tevessül etmedik. Eğer bugün paramız değer kazandıysa, böyle değer kazandı, böyle de kazanmaya devam ediyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!
Etiketler:, ,

17 Comments

  1. Levent diyor ki:

    Karşılıksız para basmamayı hazinenin bono ve tahvilden oluşan borçlarının itfa dönemleri geldiğinde anaparanın belli bir yüzdesini yeniden borçlanıyor olması şeklinde anlıyorum.Sn.Babacan bu konulara oldukça vakıf birisidir.Anapara borcunuzdan her itfa dönemi %80 borçlandığınızı varsaydığımızda önemli olan unsur faiz oranının ve ort.vadenin ne olduğudur.Bretton Woods döneminde basılabilen para ,tahvil vb.nin ALTIN olarak karşılığının olması gerekiyordu.Şimdi bu durum mevcut değil o yüzden bankacılık kesiminde kısmi rezerv sistemi en zayıf noktadır bugünkü finansal yapının.

  2. emre kaya diyor ki:

    selamun aleyküm hocam

    Hükümet yetkililerinin açıklamalarına bakıldığı zaman, kamuoyunu göz göre göre yanılttıkları anlaşılıyor. Zira para basma yetkisi kendilerinde değil.

    Yani, “Biz karşılıksız para basmıyoruz” demeleri zırvalamaktan öteye geçmiyor.

  3. emre kaya diyor ki:

    Başbakan paramız değer kazandı demiş..

    Yine kandırmaca. Çocuklara bile anlatamazsınız bunu.

    Paramız her sene enflasyon oranı kadar değer kaybetti.

  4. hilmi akgün diyor ki:

    İstenilen herhalde yapılan haberlerdeki başbakanın ve babacanın yalan söyleyip söylemediğinin yorumlanması değil herhalde. Sadece neyi kastettikleri soruluyor. Bildiğimiz normalde karşılıksız para basmıyoruzdan anlaşılması gereken karşılığında altın olmasıdır.
    Eğer öyle değilse bir değer olmalıdır karşılığında. Bu değer ne olabilir.

  5. Gultekin Cetiner diyor ki:

    Hilmi hocam
    Acaba karşılıklı basıyoruz derken onların kafasındaki bu değer ne olabilir? Selam ve saygılarımla

    • Reel AŞK diyor ki:

      Sayın Gültekin Hocam, karşılığı malesef VADELİ KÖLEDİR. Bu sistem; alış ve verişle başlamıştır. Bu sistemde Hükümetler, Devletler, Patronlar, işverenler, iş yaptıranlar ya maaşlarınızı azaltarak hakkınızı yerler (hortumlarlar), ya da sermaye, bankerler, tefeciler, bankalara borçlanarak ,risk alarak, ipotek ederek, vadeleyerek hortumlanırsınız. Halk, herkes bir birini hortumlarsa Enflasyon olur. Sistemde herkes borçlu olursa sistem yavaşlarsa Deflasyon olur, stagflasyon, stagnasyon…. gider durur. Ama sistem büyük BUHRAN veya SAVAŞ’ a kadar gider. Konu uzun Sayın Hocam, kısaca insanların niyetleri, hırsları, egoları, zevkleri sistemi ister istemez etkiler, önemli olan herşeyde DOĞRU KARARI VEREBİLMEK. Naçizane görüşüm, Saygılarımla.

  6. Hilmi AKGÜN diyor ki:

    Altın olmalı herhalde.

  7. ahmet artan diyor ki:

    basılan paranın karşılığı yatırım olmalı.Yeni açılacak yerli üretim fabrika.ekonomide dışa bağımlılığı azaltacak ve cari açığı düşürecek bir enerji santrali ithal ettiğimiz bir ürünün tamamen milli olmak koşuluyla kendi ülkemizde üretime geçilmesi basılacak paranın ancak karşılığı olabilir.bakanın ve başbakanın yaptığı açıklama bu yönde bence.

  8. Fatih Nacar diyor ki:

    Onların karşılık dediği bence dolar ve avro. yani biz elimizdeki döviz kadar para basıyoruz falan diyorlar herhalde. ama AB karşılıksız para basıyor ve biz de elimizdeki avroya veya dolara göre para basıyorsak aslında biz de karşılıksız basıyoruz dolaylı yönden. çünkü ABD doları ve AB avrosu karşılıksız basılan kağıtlar ne de olsa.

  9. Gultekin Cetiner diyor ki:

    Aynen. Şimdi Mısır’da da aynı garabet söz konusu. Mısır likidite sorunu yaşıyor. Yani kendi parasını basamıyor. Harıl harıl IMF ve Türkiye gibi ülkelerden borç dolar arıyor. Ne için? Kendi parasını basabilmek için. Halbuki Türkiye’nin toplam borcu 500 milyar dolar Mısır’ın ise 40 Milyar Dolar. Yani Türkiye daha kötü durumda. Ama Mübarek’le beraber Mısır Merkez Bankasının kasasını da boşalttılar. Bunlara dolarınız olmazsa para basamazsınız diyorlar.

    İşte BDPS’nin çaresiz köleleri..

  10. HASAN AYDIN diyor ki:

    Merhaba, devletin basmaya çekindiği parayı bankalar basıyor sanal olarak ve devlet buna göz yumuyor. BDPS bu demek değil mi en yalın haliyle.
    Peki devlet bunu görüyor ve serbest bırakmış, bu ne demek oluyor o zaman. ?

  11. Gultekin Cetiner diyor ki:

    Devlet parayı basmıyor. Bankalara borçlanıyor. %10 kağıt paralar böyle.
    Kalan %90 para ise KRS dediğimiz mekanizmayla tamamen bankalarca üretiliyor. Yani üretilen tüm para eşittir borç. Borç yoksa para da yok.
    İşin berbat yanı şu. Bankaların ürettiği paradan istediği faiz/kar payını ekonomide kimse üretmiyor. Bunlar zam/vergi/satış/özelleştirme olarak çıkıyor.

    Peki devlet nasıl serbest bırakıyor sorusuna gelince güzel bir soru:)
    Politikacılara ve diğer siyaset yapıcılarına sormak lazım.

    Ama cevabı vereyim. O politikacılar da paranın nasıl üretildiğini bilmiyor. Paranın nasıl üretildiğini çıkın etrafınızda başta eğitimliler herkese sorun bakalım. Bilen çıkacak mı?

  12. Cemal Durra diyor ki:

    Selamun Aleyküm, bir katılım bankası şube müdürü arkadaşım Ortadoğu ve ön Asya bölgesinde dolaşan para miktarının en fazla Türkiye ile Rusya’da bulunduğunu ifade ettiğinde bu paranın Türkiye’ye ne karşılığında girdiğini sormuştum… Bana sadece Avrupa ülkelerine göre daha fazla faiz karşılığı ülkeye giren bu paranın kalıcı da olmadığını söyleyince önce şunu söyledim: Peki bu para birden ülkeden çekilirse ne olur?… Cevap: Kaos olur, halk birbirine girer… Tekrar sordum: Peki biz Ortadoğu’da Amerikan hedeflerine karşı çıkarsak bu para çekilebilir mi?.. Cevap: Kesinlikle karşı çıkamayız, anında ülke karışır… Israr ediyorum: Peki, sırf bu para için Müslümanların katledilmesine razı mı olmamız gerekiyor?… Korkunç cevap: İtaat et, rahat et…

    Gültekin Bey şimdi size sormak istiyorum: Sadece yüksek faiz karşılığı yani ülkede karşılığı olmayan ve kalıcı da olmayan bir para yerine ülke içinde karşılığı (olup olmadığını da bilmediğimiz ama bize olmadığı açıklanan) hükümete göre olmayan ama kalıcı olan para basmak arasında ne fark var…

  13. Cemal Durra diyor ki:

    Gültekin Bey şimdi size sormak istiyorum: Sadece yüksek faiz karşılığı yani ülkede karşılığı olmayan ve kalıcı da olmayan bir para yerine ülke içinde karşılığı (olup olmadığını da bilmediğimiz ama bize olmadığı açıklanan) hükümete göre olmayan ama kalıcı olan para basmak arasında ne fark var…

    Burada bir açıklama daha gerekli görüyorum; madem karşılığı olmayan para her halükarda ülkeye giriyor, o zaman bu karşılıksız parayı biz basalım hiç olmazsa kalıcı olur ve biz de bu para için Amerika’ya bedel ödemek zorunda kalmayız… Tabii ki mevcut para basma mekanizmasına göre merkez bankasına ne kadar borçlanacağız bilemiyorum ama en azından paranın ülke parası ve kalıcı olması dış müdahalenin etkisini ortadan kaldıracağı için önemsenebilir…

  14. Gultekin Cetiner diyor ki:

    Cemal bey paradigmayı değiştirmek lazım. O yüzden Issız Ada Hikayesinde anlattığımız BDPS/KRS’yi anlamak gerekiyor.

    Parayı neden borca dayalı üretmek zorunda kalasınız? Bizim BDPS diye karşı çıktığımız budur. Bu meselelerde katılım bankacıları da suç ortağıdır. İster devlet tahvili ister sukuk olsun selen sıcak para aynı orandaki bileşik faizle devleti borçlandırıyor. Faturayı hepimizden çıkarıyor. 130 milyar dolar civarında sıcak para var. Bu kesilirse göçeriz diye öğrenilmiş çaresizlik pompalıyorlar. BDPS/KRS’yi bilen biri olarak şunu söyleyeyim. Tedbirini aldığımızda bu sıcak para çekilirse bize bir olmaz merak etmeyin şu andakinden çok daha iyi oluruz. Ama bankalar için soygun sona erecektir. Zaten o yüzden kaygıları..

  15. Mustafa Digilli diyor ki:

    Adamlar doğru söylemiş. Borca dayalı bastıkları için aslında “Karşılıksız basmıyoruz karşılığında verdiğimiz sizin ve çocuklarınızın gelecekleri, geleceklerindeki finansal özgürlükleri, zenginlikleri” bu sebeple “en az 3 çocuk sahibi olun” yani nüfus azalmasın sürekli artsın. Borç, devlet tahvilleri sayesinde sürekli artacağından borcu yüklenen de çoğalmalı ki tahsil imkanı bulunsun. Borç veren ona dayanıp köle sayısını artırmak için borç vermeye devam etsin (en azından bizim dönemimizde) ta ki köleler özgürlük isteyip sistemi çökertene (ya da aklımız başımıza gelene) kadar… (O da bizim dönemimizde olmaz sanırım(!)) Zaten “3 dönem sınırı koyduk.” Demiyorlar mı? Doğru söze ne denir:)

  16. Enter your name... diyor ki:

    Sisteme göre karşılığı; Vadeli Köledir.

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2012 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi