Subscribe:Posts Comments

You Are Here: Home » Eğitim, Eğitim Videoları, Ekonomi, Genel, Makaleler » Rango: Çocuk filminin ardındaki büyük sır

Share in top social networks!

Çocuklar seyretsin büyükler anlasın!

Yılanı korkutabilmek için hep bir arada şahin siluetinde uçmak suretiyle Rango’ya yardım etmeye çalışan ancak başarılı olamayan yüzlerce yarasa Birleşmiş Milletler altındaki zayıf ülkelere benzetilebilir.

Orijinal yazı:  Çocuklar seyretsin büyükler anlasın!

Geçenlerde ailecek seyretmek üzere aldığımız çocuk filmini birkaç kez izleyeceğimi, filmin yapımcısı ve diğer eserleri hakkında araştırma yapacağımı söyleselerdi doğrusu pek inanmazdım.

Söz konusu filmin ismi Rango. Karayip Korsanları film serisinin de yapımcısı olan GoreVerbinski’nin yönetmeni olduğu bu çocuk filmini cazip kılan şey büyüklere verdiği sırlı mesaj.

Diğer ilginç tarafı da büyüklere yönelik bu sırrın neden başka bir filme değil de bir çocuk filmine konulmasının tercih edildiği.

Neyse! Büyüklere ait bu sırrın ne olduğunu söyleyelim. İlgili filmde, mevcut para sistemi ve sorunlu yapısı nedeniyle günümüzde yaşanan ekonomik çöküş semboller yoluyla başarılı şekilde anlatılmış. Bu sembollerin çoğu yazımızda parantez içlerinde verilmektedir.

Bu amaçla filmdeki pek çok kavram simgeleştirilmiş. Örneğin, parayı sembolize etmek için canlıların en önemli yaşam kaynağı olan su kullanılmış. Bankacılıkta simgeleşmiş isimlerin çeşitli ortamlarda sarf ettiğiparayı kontrol eden her şeyi kontrol eder”, “bana bir ulusun parasını kontrol etme yetkisi verin kanunları kimin yaptığı umurumda değil” tarzı ifadeler filmde sürekli “suyu kontrol eden her şeyi kontrol eder” şeklinde tekrarlanmakta.

Animasyon filminin ana konusu, suyu kontrol etmek suretiyle ahalisini çeşitli hayvanların oluşturduğu Toprak Kasabasını köleleştiren başkanın (kaplumbağa) icraatları üzerine kurgulanmış. Önceleri sıradan bukalemun olan baş rol oyuncusu Rango’nun başkan tarafından sahte kahraman olarak kullanılırken olayların akışı içerisinde gerçek kahramana dönüşmesine tanık olacaksınız.

Başkan, kurduğu sistem (Federal Rezerv) aracılığıyla, kasabanın suyunu (para) tüneller, borular ve bunlara bağladığı vanalar (bankacılık sistemi) sayesinde kontrol etmektedir. Kutsal olarak tanıttığı her haftanın Çarşamba gününde (para basma dönemi) kutsal vana dediği dev musluktan halka bedava ve belli miktarda su verir. Su dağıtımı işlemini ayinler şeklinde gerçekleştirir. Bir ara vanadan akıttığı çamurlu suyun nedenini devleti temsil eden Rango’ya bağlaması enflasyon sebebiyle değeri düşen parayı ve suçlanan politikacıları canlandırmakta.

Kasaba sakinleri bu suları kasabadaki Toprak Bankası’na diledikleri zaman faiziyle alacakları umuduyla yatırırlar. Modern bankacılıkta olduğu gibi bankada halkın sandığının aksine çok az miktarda su bulunmaktadır. Bankada fazla miktarda biriken su başkan tarafından sürekli harcanır hatta fazlası çöle dökülür. Bunun farkına varan tek kişi de Rango’nun bayan bukalemun arkadaşıdır. Kasabada köleleşmeye isyan eden tek kişi de odur ve başkanın tüm dayatmalarına rağmen baba yadigârı araziyi çoraklaşsa da vermek istemez.

Bankacılıktaki kısmi rezerv mekanizmasında paranın sadece çok azının (%10) bankalarda bulunması gerçeği kasabanın tek su bankasında bulundurulan sadece 5-6 günlük suyla resmedilmiş.

Hatta kriz dönemlerinde mevduat sahiplerinin paralarını almak üzere bankalara topluca yaptıkları hücumun (bank run) bir örneğine filmde yer verilmiş. Panik üzere sularını almak üzere bankaya koşturan kasabalılar sadece birkaç günlük suyun bulundurulduğunu öğrenirler (kısmi rezerv). Başkan, şerif ilan ettiği Rango’ya hedef saptırmak için köstebekleri gösterir ve suyu onların çaldığını söyler. Köstebekler, başkanın kurduğu hile düzeninin anlaşılmasını önlemek için kullanılan kişi ve kurumları temsil etmektedir. Filmdeki köstebekler her ne kadar başta sularını bankadan zorla almak isteseler de masumdurlar. Zira kasabalılar sonunda dev damacana (banka kasası) içinde suyun bulunmadığını görürler.

Devlet başkanını temsil eden Rango, başkan kaplumbağa tarafından kullanıldığından henüz haberi olmadığı için çalınan su damacanasını geri almak için köstebeklerin peşine düşer. Başkanın kahramanlaştırdığı Rango sistemdeki çarpıklığın ve asıl sorunun farkına varmadan boş yere sürekli mücadele etmeye çalışmaktadır.

Rango gelişen olaylarda başkanın suyu nasıl kontrol ettiğini ve bununla kasabalının nasıl köleleştirildiğini fark eder. İşte o noktada belediye başkanı, Rango’ya ya çarka dahil olmasını ya da işini bitireceğini açıkça söyler. Rango’nun bu teklifi reddetmesiyle başkan, tetikçisi yılan Jake aracılığıyla Rango’yu güç kullanarak kasabadan kovar (para sistemini değiştirmeye çalışan ABD devlet başkanları).

Rango, umutsuzluğun hakim olduğu ve her şey bitti dendiği noktada yolun karşısına geçmeyi başarır ve suyu nasıl kontrol edebileceğini (devletin parayı kendisinin basıp kontrol etmesi) öğrenir. Su vanalarını açarak suyun denetimini başkanın elinden alır. (Fed başta olmak üzere tüm bankaların elinden para “yaratma” ve kontrol yetkisinin alınarak devlete verilmesi).

Başkan son ana kadar tetikçisi yılan Jake’i kullanır. Ancak yılana olan ihtiyacının kalmadığı noktada yılan Jake’i de ortadan kaldırmaya çalışır. Başkan sonunda durumu geç de olsa anlayan yılan Jake tarafından cezalandırılır.

Filmdeki pek çok karakteri gerçek dünyamızdaki aktörlerle simgesel olarak eşleştirmek mümkün. Başkan Fed’i, su bankası bankaları, bankada suyun çok azının tutulması kısmi rezerv sistemini, Rango devlet başkanını, kasabalılar borca dayalı para sistemi altında ezilen dünya halklarını, Rango’nun kız arkadaşı ve öldürülen babası zulme cılız sesleriyle direnen güçsüzleri temsil etmekte.

Makineli tüfeğiyle sürekli sağa sola ateş eden yılan Jake para yoluyla kontrol edilen güçleri, Rango’nun mücadele sırasında kazayla ölümüne sebep olduğu şahin ise Jake’i bertaraf edebilecek karşı güçleri simgelemekte.

Yılanı korkutabilmek için hep bir arada şahin siluetinde uçmak suretiyle Rango’ya yardım etmeye çalışan ancak başarılı olamayan yüzlerce yarasa Birleşmiş Milletler altındaki zayıf ülkelere benzetilebilir.

Bu filmde, yazımızda bahsedildiği gibi bir kinaye bulunmadığını ve tüm bu anlatılanların tamamen tesadüfî olduğunu söyleyenler çıkabilir. Daha fazla ve farklı simgeler bulanlar da… İzleyip karar vermek size ait…

 

 

Share this:
Share this page via Email Share this page via Stumble Upon Share this page via Digg this Share this page via Facebook Share this page via Twitter

Share in top social networks!

3 Comments

  1. Dr. Aytekin Bulut diyor ki:

    Değerli Gültekin hocam,

    Yazınınızı büyük bir keyifle okudum.. Alanım tıp aslında ama tespitlerinizde çok haklı olduğunuzu düşünüyorum.. Nasıl BDPS’nin duvar ustaları (pardon mimarları) borçlu popülasyonun çook ama çook uzun süre (mümkünse) kontrollerinde kalmasına ihtiyaç duyuyor ve bunu 60, 72 ay ve ötesinde mezar vadeli kredilerle yapıyorlarsa, küresel beyin yıkayıcılar da bunu mümkün olan en küçük yaştan itibaren çocuklarımıza koskoca animasyon şirketlerinin ürettiği janjanlı animasyon filmler ile yapıyorlar.. Tahsil edilemeyen kredi alacaklarının vergiden düşülmesi ve ardından belirli bir komisyonla tekrar tahsilata konulması noktası da doğruydu, zaten varlık yönetim şirketleri dedikleri ne ki.. Peki amaç ne? hep aynı, herşey bizim olsun, hep bizim olsun, hep bizim olsun, hep sürsün.. Dünyaya tapan zavallı varlıklar bunlar, bunlara uygulanabilecek bir tedavi de yok, ancak Allah (cc) onların hakkından gelecektir..

    Sizi takip etmeye devam edeceğim.

    Saygılarımla,

    Dr. Aytekin Bulut

  2. Gultekin Cetiner diyor ki:

    Kıymetli Aytekin bey
    Tespitlerinize aynen katılıyorum. Bu sistemi ve yıkıcılığını sürekli/herkese anlatmalıyız. Bunun matematiksel olarak devam etmesi de mümkün değil.
    Selam sevgi ve saygılarımla
    Gültekin

    • Dr. Aytekin Bulut diyor ki:

      Gültekin Hocam,
      Bir iki gündür sitenizdeki diğer makale ve bilgi muhteviyatını ve bağlantı linki ile yer verdiğiniz Prof. Dr. Mete Gündoğan’ın kendi sitesindeki bilgileri inceliyorum.. Ülkemde sizler gibi akademisyenlerin (bilgili, modern, inançlı ve dürüst) olmasından büyük haz duydum açıkçası. Bu sistemi ve yıkıcılığını sürekli/herkese anlatmalıyız derken de, bunun matematiksel olarak devam etmesi mümkün değil derken de size hak veriyorum.. İşletme-ekonomi alanında üst düzey yönetici olarak sahip olduğum piyasa pratiğim dışında, teorik verisel manada 7-8 yıl önce elde ettiğim executive-MBA dönemimde edindiklerimin süzgecinden geçirerek düşündüğümde de bu sistemin kimler tarafından ve neye hizmet için kurgulandığını görebiliyorum. Musluğu aynı tarlaya çakılı (BDPS mahallesi) ama su boruları başka tarlalara örülmüş (dünya ülkeleri) emme-basma tulumba mantığı ile çalışan bu sistemde su hep aynı yere akıyor ve de akacak.. Ta ki birileri çıkıp bu su borularını kendi ülkesindeki musluğa bağlamayı akıl edinceye dek.. Sözün özü, bende de yukarıdaki örneklemelerimle naçizane katkı sağlama heyecanı oluşturan bu tespitleriniz çok yerinde bence.. Bu durum aslında tüm dünyanın bu “kan emici” vampirlerden kurtulması içn farz-ı ayın bir ideal olsa gerek, ama ben azından kendim (41 yaşımdayım) ve yetiştirmekte olduğum 2 küçük çocuğum için bu refahı kendi ülkemde görmeyi çok isterim öncelikle. Ancak inancım o ki, bu veri akışının ya da eğer öyle denilebilirse bu “milli özgürlük ekonomisi” temelli fikri mücadelenin başarıya erişebilmesi için tespitlerden daha çok aksiyonel bir şeyler de yapıyor olmak gerekli.. İşte hadi aksiyon dediğinizde ise başarıya erişebilmek için bu kez çok ciddi başka bir takım “münhasıriyet” unsurları kurgulamak lazım.. Bu noktada ne yapılabilir, konuşmak ve iletişimde olmak isterim sizlerle.. Sitenizin bu “Post Comment” bölümünün dışına taşarak elbette :-) (e-mailim yazılı)
      Dost var düşman var, isteyen var istemeyen var bu ülkenin şaha kalkmasını..
      Allah-u teala elbette nurunu tamamlayacaktır orası kesin!
      Selam, muhabbet ve saygılarmla,
      Kardeşiniz, dostunuz,
      Dr. Aytekin Bulut

Leave a Reply

*

Muhtevasını değiştirmemek şartıyla yazılardan istifade edebilirsiniz.
© 2011 Prof. DR. B. Gültekin ÇETİNER · Subscribe:PostsComments · Designed by Theme Junkie · Powered by WordPress

Faiz Lobisi